GENEL TANIM

Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinde tanımlanan tehdit suçu kısaca bir kişinin huzurlu yaşamını bozmaya yönelik söz, eylem ve yazı veya görsel araçlarla yapılan fiili tanımlamaktadır.  Burada korunan değer kişinin iç barışı, huzuru, karar ver özgürlüğü ve hareket etme özgürlüğüdür.

Türk Ceza Kanunu’nun tehdit maddesi şu şekilde düzenlenmiştir: Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

İlgili maddeye göre kişinin kendisinin veya yakınlarının(eş ,baba , çocuk, torun vb.) kişilerin vücut bütünlüğü cinsel dokunulmazlıklarının veya kişinin sahip olduğu malvarlığının zarara uğratılmasından bahisle tehdit edilmesi halinde tehdit suçunun unsurları oluşur.

Tehdit suçundan sanığı ceza alması için sanığın bahsettiği eylemi yapması şart değildir. Burada önemli olan tehdit ile birlikte muhatabın iç huzurunu bozması, hareket ve karar verme özgürlüğü etkilemesidir. Sanığın yaptığı eylemler neticesinde muhatabın bundan rahatsızlık duyması veya korkması yeterlidir.

KİMLER MAĞDUR OLABİLİR

Tehdit suçu tüzel kişilere karşı gerçekleşmez. Kanun metninden de kişinin diyerek aslında tehdit suçunun sadece ve sadece gerçek kişilere karşı işlenebileceğini ortaya koymuştur. Burada korunan değer kişinin manevi dünyasını etkilemektedir. Bir kişinin ‘A şirketini yok edeceğim.’ Şeklinde ki beyanı A şirketi açısından tehdit suçunu oluşturmaz. Ancak koşulları varsa o şirketin yöneticileri, şirket ortakları veya çalışanları açısından suç oluşturabilir.

ŞİKÂYET VE ZAMANAŞIMI SÜRELERİ

Tehdit suçunun malvarlığına karşı olan basit kısmışikâyete tabi bir suçtur. Kişinin yaptığı eylemin suç sayılması için muhatabın eylemden rahatsız olup, süresi içinde usulüne uygun olarak şikâyette bulunması gerekmektedir. Tehdit suçunun bu malvarlığına olan kısmı için zamanaşımı süresi mevcuttur. Tehdit edilen tehdit eyleminin gerçekleşme tarihinden itibaren 6 ay içerisinden şikâyet etmelidir. Bu yasal süre içerisinden şikâyet gerçekleşmediği takdirde kişinin şikâyet hakkı son bulur eylemden dolayı tehdit suçundan şikâyette bulunamaz bulunsa daha süresinde şikâyet edilmediği için yargılama sonunda eylemi yapan kişiye ceza verilemez.

Vücut bütünlüğüne karşı yapılan tehdit suçları ve tehdit suçunun diğer nitelikli halleri şikâyete tabi değildir. Bu tür tehditlerde adli makamlar kendiliğinden harekete geçebilir yâda tehdit edilen kişinin şikâyeti neticesinde soruşturma veya kovuşturma başlatılabilir. Bu tür tehdit eylemlerinde 8 yıllık dava zamanaşımı mevcuttur. Tehdit edilen tehdit eyleminin gerçekleşmesinden itibaren 8 yıl içerisinde şikâyet etme hakkına sahiptirler.

TEHDİT SUÇUNUN MADDİ VE MANEVİ UNSURLARI

Tehdit suçunun oluşması için yapılan eylemde tehdit suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşması gerekmektedir.

Manevi unsur açısından incelendiğinde tehdit suçu sadece kastla işlenebilecek bir suçtur. Taksirle işlenemez. Buna göre kişinin konuşma esnasında şaka yoluyla gerçekleştirdiği tehdit eyleminde tehdit suçunun manevi unsurunun gerçekleştiği söylenemez. Burada önemli olan suçu işleyen kişinin amacıbile bile tehdit ettiği kişinin iç huzurunu bozmaya yönelik olmalıdır. Eylemi gerçekleştiren kişinin böyle bir amacı yoksa eğer tehdit suçunun manevi unsurunun gerçekleşmemesinden dolayı eylem suç teşkil etmeyecektir.

Maddi unsur açısından incelendiğinde ise ilk olarak tehdit eyleminin mağdurun karar verme ve hareket etme özgürlüğünü kısıtlaması gerekmektedir.  Şöyle ki mağdurun kendisine yöneltilen tehdit eyleminden sonra iç huzurunu bozulması gerekmektedir. Eğer fiil endişe yaratmaya müsait değilse tehdit suçu oluşmaz. Kısaca tehdit suçunun oluşması için söylenen sözde korkutuculuk ve ciddiyet olmalıdır.

Yine tehdit suçunun oluşması için mağdurun ağır ve haksız eylemlere uğrayacağı bildirilmelidir. Ağır ve haksız eylemler ise  kişinin ve yakınlarının hayat, vücut ve cinsel dokunulmazlıklarına  veya tehdide maruz kalan kişinin malvarlığına karşı olmalıdır. Bu unsurları içermeyen eylem ve söylemlerin tehdit suçunu içerdiği söylenemez.

Tehdit suçunun oluşup oluşmadığı gerçekleşen vakıaya göre değerlendirilmedir. Kişinin içinde bulunduğu şartlar, karşılık söylenen sözler, tehdidin söylenme nedeni ve icra edilen davranışlar suçun oluşup oluşmadığını ele veren unsurlardır. Tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde suç hakkında yorum yapılabilir.

TEHDİT SUÇUNUN NİTELİKLİ HALLERİ

Tehdit suçunun nitelikleri halleri mevcuttur. Tehdit suçunun nitelikli halinin oluşması için tehdit neticesinde mağdurun iç huzurunun daha fazla bozulması ve korkutulması şartını aranmaktadır.  Tehdit suçunu nitelikli hali için 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Tehdit suçunun nitelikli halleri kanunda sayılmıştır.

  • Silahla tehdit etme

Tehdit suçunun bu nitelikli halinin oluşması için sanığın tehdit eylemi sırasında herhangi bir silah kullanması gerekmektedir. Burada silah olarak geçen terim sadece ateşli silahlar olarak değerlendirilmemelidir. Bazen bir pala bazen de döner bıçağı silah olabilir. Burada sanık mağdurun hareket etme ve karar verme özgürlüğünün kısıtlanmasıdır. Bu kısıtlama kişiyi korkutmaya yeterli herhangi bir cisimle birlikte gerçekleştirildiğinde tehdit suçunun bu nitelikli halinin varlığını kabul etmek gerekmektedir.

  • Örgüt ismi kullanarak tehdit etme

Tehdit suçunun herhangi bir örgütün gücüne dayanılarak gerçekleştirilmesi halinde bu nitelikli halinin oluştuğu kabul edilmelidir. Burada örgütün dini, siyasi ve terör örgütü olmasının bir önemi yoktur. Mağdur iç huzuru bozacak bir örgüt olması yeterlidir. Ayrıca bu örgütün gerçek yada hayal ürünü olmasının da bir önemi bulunmamaktadır. Hayali bir örgütte mağduru korkutup onun iç huzurunu etkiliyorsa tehdit suçunun nitelikli hali oluşacaktır.

  • Kendisinin tanınmayacak hale getirerek tehdit suçu

Tehdit suçunu işleyen kişinin; eylemi gerçekleştirirken kendisini tanınmaz hale getirmesi halinde söz konusu suçun nitelikli halini işlemiş olacaktır. Sanık burada kimliğini gizleyerek tehdit suçunu korkutucu etkisini artırmayı planlar. Bu nitelikli halde sanığın daha korkutucu hale gelmesine gerek yoktur. Sadece kimliğinin saklamaya çalışması yeterlidir. Maske, takma sakal kullanma ya da perukla tanınmayacak hale gelen kişi bile tehdit suçunun nitelikli halini işlemiş olacaktır.

  • Birden çok kişiyle birlikte tehdit etme

En az 2 veya daha fazla kişinin mağduru tehdit etmesi sonucunda suçun nitelikli hali meydana gelir. Burada önemli olan kişi sayısıdır. En az 2 kişinin birlikte tehdit etmesi yeterli olacaktır. Mağdurun farklı zamanlarda farklı kişiler tarafından aynı konu hakkında tehdit edilmesi halinde bu nitelikli hal oluşabilir. Ancak bu hususun somut olaya göre değerlendirilmesi gerekmektedir.

  • İmzasız mektup yoluyla tehdit

Mağdurun kim olduğunu bilmediği kişi tarafından tehdit edilmesi durumunda; tehdidin mağdur üzerinden ki etkisinin artacağı aşikârdır. Ayrıca böyle bir durumda sanığında bulunması zorlaşacaktır. Bu sebeple kanunumuz imzasız mektubu tehdit suçunun nitelikli hali olarak kabul etmiştir. İmzasız mektubun nitelikli hal olarak kabul edilmesi için; mağdurun sanığı fark etmemesi gerekmektedir. İsimsiz ve imzasız olsa bile mağdur sanığı hemen tanıyabiliyorsa tehdit suçunun nitelikli halinden bahsedilemez.

 Özel işaretlerle tehdit suçu

Bu husus somut olaylara göre değerlendirilmelidir. Tehdit suçunun bu şeklinde sözlü veya yazılı olarak tehdit eylemi gerçekleştirilmese de bir takım işaret veya görsellerle mağdurun iç dünyası etkilenebilir. Mesela mağdurun evinin veya işyerinin kapısına X (çarpı) işaretinin çizilmesi gibi.

Sonuç olarak tehdit suçunun işleniş şekline göre sanık farklı cezalar alabilir. Yargılama neticesinde para cezası veya hapis cezası da alabilir. Yargılama neticesinde hapis cezası verilse de sanığın yargılama süresinde hal ve davranışları, yaptığı eylemden pişman olması gibi sebeplerden dolayı cezanın infazı farklı şekilde gerçekleşebilir. Sanık kabul ederse ‘Hükmün açıklanmasının geri bırakılması’ kararı da alabilir. Tehdit suçlarında mağdurun herhangi bir maddi zararı olmadığı için hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için mağdurun zararının giderilmiş olması şartı aranmaz. Kanunda öngörülen diğer şartlar varsa eğer uygulanabilir.

Mahkeme sanığın tutum ve davranışlarına göre verilen cezanın ertelenmesi kararı da verebilir. Yine şartlarını taşıyorsa verilen hapis cezası para cezasına da çevrilebilir.

Yukarıda ayrıntısıyla açıklandığı üzere, tehdit suçu Türk Ceza Kanunu’nda yer alan her suç gibi cezai müeyyidesi olan ve olası bir tehdit suçu isnadıyla karşı karşıya kalındığında mutlaka alanında uzman bir ceza avukatından destek alınarak savunma yapılması gereken bir suçtur.

 

Gülaçtı & Kendirlioğlu Hukuk ve Danışmanlık Bürosu deneyimli, yenilikçi ve alanında uzman ceza avukatı kadrosuyla dava ve danışmanlık faaliyetleri ile haklarınızın en iyi şekilde korunması ve ceza yargılamalarında etkin savunma ve adil yargılanma için kaliteli hizmet sunmaktadır. Probleminizle alakalı olarak bize ulaşmak ve iletişim formu doldurmak için tıklayınız.