Genel Olarak Ölen İşçinin Hakları Nelerdir?

Bilindiği üzere çalışma hayatının içerisinde çalışan işçinin ölmesi karşılaşılan bir durumdur. Bir işçi işyerinde çalışırken (iş kazası dışında) herhangi bir sebeple öldüğü takdirde, ölen işçinin kıdem tazminatının ve diğer haklarının akıbeti ne olacaktır? Burada önemle belirtmemiz gerekir ki aşağıda ayrıntısıyla açıklayacağım ölen işçinin kıdem tazminatı ve diğer hakları konusu işçinin iş kazası dışında bir herhangi bir sebeple ölmesi halindeki durumları kapsayacaktır. Şayet işçi kazası neticesinde ölmüşse aşağıda ayrıntısı ile anlatılan hususlar dışında bir de İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatından doğacak hak ve alacaklar olacaktır.

Uygulamada işverenler sıklıkla ölen işçinin ailesine göstermelik yardımlar yaparak çeşitli kanunlardan doğan hak ve alacaklarını ödememe yoluna gitmektedirler. Peki ölen işçinin hakları nelerdir?

1. ÖLEN İŞÇİNİN KIDEM TAZMİNATI

Ölen işçinin kıdem tazminatı hakkının ne olacağı, ölen işçinin yakınlarının en merak ettiği konulardan birisidir. Yürürlükten kalkan 1475 Sayılı İş Kanunu’nun hala yürürlükte olan kıdem tazminatına ilişkin maddesinde açıkça ölen işçinin kıdem tazminatına hak kazanacağı belirtilmiştir.

Yani eğer ölen işçi çalıştığı işyerinde en az bir yıllık çalışma süresinin doldurmak koşuluyla, öldüğü takdirde de kıdem tazminatına hak kazanacaktır. İşçi öldükten sonra kıdem tazminatı ödemesi mirası reddetmeyen mirasçılarına yapılmalıdır. İşverence, ölen işçinin mirasçılarına kıdem tazminatı ödenmediği takdirde, işçinin mirasçıları tarafından açılacak kıdem tazminatı davası ile, ölen işçinin kıdem tazminatının kendilerine ödenmesini isteyebilirler. Bu noktada önemle belirtmek gerekir ki şayet kıdem tazminatı davasının açıldığı sırada miras henüz paylaşılmamışsa miras terekesinin yani işçinin mirasçıların birlikte dava açması gerekecektir.

Bunun dışında kıdem tazminatı davası ile alakalı ayrıntılı bilgilerle ilgili yazımızı okumak için tıklayınız. 

2. ÖLEN İŞÇİNİN FAZLA MESAİ, İHBAR, YILLIK ÜCRETLİ İZİN, ULUSAL BAYRAM VE GENEL TATİL ALACAĞI VE SAİR ALACAKLARININ DURUMU NE OLACAKTIR?

İşçi öldüğü zaman kıdem tazminatı yanında işçinin kıdem tazminatı dışında kalan diğer işçilik alacakları olan fazla mesai alacağı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı, ulusal bayram ve genel tatil alacağı ve sair alacaklarının akıbeti de işçinin yakınları tarafından bir diğer merak edilen konu olmuştur. Aşağıda yukarıda sayılan alacakların tamamı için tek tek değerlendirme yapılarak anlatılmaya çalışılacaktır.

  • Ölen İşçinin Fazla Mesai Alacağı

Eğer işçi, ölmeden önce çalıştığı işyerinde yahut eski işyerlerinde zamanaşımına uğramadı ise şartları oluşmak kaydı ile haftalık 45 saatin üzerinde olan çalışmalarının karşılığı da ödenmek zorundadır. İşveren bu ödemeyi ölen işçinin mirasçılarına gecikmeksizin yapmak zorundadır. Aksi halde mirasçılar ölen işçinin fazla mesai alacaklarının ödenmesi için işverene fazla mesai davası açabileceklerdir. Bu noktada önemle belirtmek gerekir ki şayet fazla mesai davasının açıldığı sırada miras henüz paylaşılmamışsa miras terekesinin yani işçinin mirasçıların tamamının birlikte dava açması gerekecektir.

  • Ölen İşçinin İhbar Tazminatı Alacağı

İhbar süresi, hem işçiye hem işverene yüklenmiş, süresi taraflar arasındaki işçi – işveren ilişkisinin süresine göre kanun tarafından belirlenen bir bildirim yükümlülüğüdür. İşçi açısından, işçi işten ayrılırken kanunda belirlenmiş olan ihbar sürelerine riayet etmek zorundadır. Aynı şekilde işveren de işçiyi işten çıkartırken kanun tarafından belirlenen sürelere riayet etmek ve işçiyi işten çıkarmadan önce bu süreyi kendisine vermek zorundadır.

Peki ihbar süreleri ne kadardır? İhbar süreleri; İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta, işi altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta, işi bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta, işi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz haftadır. Bu sürelere hem işçi hem işveren riayet etmek zorundadır. Aksi halde taraflar ihbar tazminatı ödemek zorunda kalacaklardır. Tabii ki iş kanununda belirtilen haklı nedenle fesih sebepleri varsa ve gerek işçi gerekse de işveren bu haklı nedenlere dayanarak iş sözleşmesini sona erdirirlerse herhangi bir ihbar bildiriminde bulunmak zorunda değildirler ve bildirimde bulunmadıkları takdirde de ihbar tazminatı ödemek zorunda değildirler.

Ölen işçinin ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmayacağı konusuna gelecek olursak da taraflar arasındaki iş sözleşmesi işçinin ölümü ile kendiliğinden sona ermiş olacağı için işçi herhangi bir ihbar tazminatına hak kazanmayacaktır.

  • Ölen İşçinin Yıllık Ücretli İzin Alacağı

Eğer işçi, ölmeden önce çalıştığı işyerinde hak ettiği halde kullandırılmayan yıllık ücretli izinleri söz konusuysa, öldüğü takdirde yıllık ücretli izin, işçinin mirasçılarına işveren tarafından ödenmek zorundadır. Tabi ki yıllık ücretli izin alacağının hak edilip edilmediğine ilişkin zamanaşımı süresinin çok iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. İşveren yıllık ücretli izne ilişkin bu ödemeyi ölen işçinin mirasçılarına gecikmeksizin yapmak zorundadır. Aksi halde mirasçılar ölen işçinin fazla mesai alacaklarının ödenmesi için işverene fazla mesai davası açabileceklerdir. Bu noktada önemle belirtmek gerekir ki şayet yıllık ücretli izin davasının açıldığı sırada miras henüz paylaşılmamışsa miras terekesinin yani işçinin mirasçıların tamamının birlikte dava açması gerekecektir.

  • Ölen İşçinin Ulusal Bayram ve Genel Tatil Alacağı

Buna göre; genel tatil günleri, 1 Ocak, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos günleri ile Arife günü saat 13.00’da başlanan üçbuçuk günlük Ramazan Bayramı vc Arife günü saat 13.00’de başlayan dörtbııçuk günlük Kurban Bayramı günlerinden oluşur. Ulusal bayram günü 28 Ekim saat 13.00 ten itibaren başlayan 29 Ekim günü de devam eden birbuçuk gündür. 2429 sayılı Yasanın, 5892 sayılı Yasayla değişik 2 nci maddesi uyarınca da, 1 Mayıs genel tatil günüdür. Ayrıca 15 Temmuz günü de genel tatil günlerindendir.

Şayet ölen işçi çalıştığı yerde yukarıda sayılan günlerde çalışmışsa, öldüğü takdirde işçinin ulusal bayram ve genel tatillere ilişkin ücreti, işçinin mirasçılarına işveren tarafından ödenmek zorundadır. Tabi ki ulusal bayram ve genel tatillere ilişkin ücretinin hak edilip edilmediğine ilişkin zamanaşımı süresinin çok iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. İşveren ulusal bayram ve genel tatillere ilişkin ücretine ilişkin bu ödemeyi ölen işçinin mirasçılarına gecikmeksizin yapmak zorundadır. Aksi halde mirasçılar ölen işçinin ulusal bayram ve genel tatillere ilişkin ücretinin ödenmesi için işverene ulusal bayram ve genel tatillere ilişkin ücret davası açabileceklerdir. Bu noktada önemle belirtmek gerekir ki şayet ulusal bayram ve genel tatillere ilişkin ücreti davasının açıldığı sırada miras henüz paylaşılmamışsa miras terekesinin yani işçinin mirasçıların tamamının birlikte dava açması gerekecektir.

3. İŞÇİYE İŞVEREN TARAFINDAN ÖDENMESİ GEREKEN ÖLÜM TAZMİNATI

Ölen işçinin yakınlarına, yukarıda sayılan 4857 sayılı İş Kanunu’ndan kaynaklanan ve doğan işçilik alacakları yanında ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 440. Maddesi uyarınca ölüm tazminatı da ödenmesi gerekmektedir. Peki nedir bu ölen işçinin yakınlarına ödenmesi gereken ölüm tazminatı? Bu husus aşağıda yazımızın devamında ayrıntısı ile değerlendirilecektir.

  • Ölüm Tazminatının Ne Kadardır?

Bu durumda işverenin ödemesi gereken ölüm tazminatına ilişkin usul ve esaslar Türk Borçlar Kanunu’nun 440. Maddesinde belirtilmiştir. Türk Borçlar Kanunu’nun 440. Maddesine göre Sözleşme, işçinin ölümüyle kendiliğinden sona erecektir. İşveren, işçinin sağ kalan eşine ve ergin olmayan çocuklarına, yoksa bakmakla yükümlü olduğu kişilere, ölüm gününden başlayarak bir aylık; hizmet ilişkisi beş yıldan uzun bir süre devam etmişse, iki aylık ücret tutarında bir ödeme yapmakla yükümlüdür.

Yani işverenin ödemekle yükümlü olduğu ölüm tazminatı, ölen işçi ile işveren arasındaki iş ilişkisi 5 yıldan az bir süre devam etmişse işçinin ölmeden önceki 1 aylık son brüt ücreti tutarında ölen işçinin yakınlarına ödeme yapılması gerekmektedir. Şayet ölen işçi ile işveren arasındaki iş ilişkisi 5 yıldan fazla bir süre devam etmişse işçinin ölmeden önceki 2 aylık son brüt ücreti tutarında ölen işçinin yakınlarına ödeme yapılması gerekmektedir.

  • Ölüm Tazminatı Kimlere Ödenmektedir

Burada çok önemli bir nüans bulunmaktadır. Ölen işçinin 4857 Sayılı İş Kanunu’ndan kaynaklanan işçilik alacaklarında, mirasçılar mirası reddetmedilerse doğrudan hak sahibi olabilirlerken, Borçlar Kanunu’ndan kaynaklanan ölüm tazminatında mirasçılar doğrudan hak sahibi değildirler. Zira kanun açıkça ölüm tazminatının ölen işçinin sağ kalan eşine ve ergin olmayan çocuklarına, yoksa bakmakla yükümlü olduğu kişilere ödeneceğini belirtmiştir. Sayılan kimseler dışında kimse yoksa işveren ölüm tazminatı ödemekle yükümlü olmayacaktır. Bu nedenle ölüm tazminatına ilişkin dava açarken dikkatli davranmalı ve hak sahiplerini çok dikkatli seçerek tespit etmelisiniz. Aksi halde açacağınız dava usulde dolayı ret yemeniz çok yüksek ihtimal olacaktır.
4. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU’NDAN (SGK) ALINACAK CENAZE ÖDENEĞİ

  • Cenaze Ödeneği Nedir?

Sosyal Güvenlik Kurumu çeşitli kategorilerle çeşitli yardım ve ödemeler gerçekleştirebilmektedir. SGK’nın sağladığı bir ödeme sistemlerinden biri de cenaze ödeneğidir. Cenaze ödeneği Sosyal Güvenlik Kurumu’nun, ölen sigortalının mezarlık, defin vb. işlemleri için, ölen sigortalının yakınlarına ödediği, bir nevi yardımdır.

  • Cenaze Ödeneği Kimlere Ödenecektir?

Cenaze ödeneği sigortalının sırasıyla eşine, yoksa çocuklarına, o da yoksa ana babasına, o da yoksa kardeşlerine verilir. Cenazenin bu kişiler dışında gerçek veya tüzel kişiler tarafından kaldırıldığının belgelenmesi durumunda, masraflar gerçek veya tüzel kişilere ödenir.

Cenaze ödeneğinin sayılan kişilere ödenememesi ve sigortalının cenazesinin gerçek veya tüzel kişiler tarafından kaldırılması durumunda, onaylanan tarifeyi geçmemek üzere belgelere dayanan masraflar, masrafı yapan gerçek veya tüzel kişilere ödenir.

  • Cenaze Ödeneği Almak İçin Hangi Şartlar Gerekmektedir?

Cenaze ödeneği, Kendisi için en az 360 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi bildirilmiş ölen sigortalının hak sahiplerine verilen bir ödenek türüdür. Sosyal Güvenlik Kurumu’nda cenaze ödeneği alabilmek için ölen sigortalının en az 360 günlük prim bildirilmesi şartı ön şarttır. Bu şart gerçekleşmediği takdirde SGK’dan cenaze ödeneği alınması mümkün olmamaktadır. Bunun yanında iş kazası neticesinde sigortalı vefat etmişse, Sosyal Güvenlik Kurumu, ölen sigortalının 1 gün dahi kuruma bildirimi varsa cenaze ödeneğini ödeyecektir.

Şayet ölen sigortalının ölümü neticesinde, sigortalının ölümü ile ölüm aylığı alanlar için herhangi bir şart aranmamıştır. Sigortalı öldüğü takdirde SGK doğrudan ölüm aylığına hak kazanan sigortalı yakınlarına gerekli cenaze yardımını ödemektedir.

  • Cenaze Ödeneği Miktarı Ne Kadardır?

Cenaze ödeneği tutarı her yıl değişmekle birlikte, bir önceki yıl için Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı tarafından açıklanan Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) değişim oranında artırılarak belirlenmekte olup, 2017 yılı için ödenen cenaze ödeneği tutarı 531,00 TL’dir.

  • Hangi Süre İçerisinde Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan Cenaze Ödeneği Talep Edilmelidir?

Cenaze ödeneğinde zamanaşımı süresi hakkın doğumundan yani sigortalının öldüğü tarihten itibaren 5 yıldır. Bu süre içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan talep edilmeyen ödenek zamanaşımına uğrayacaktır.

  • Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan Cenaze Ödeneği Nasıl Talep Edilecektir?

Cenaze ödeneği verilebilmesi için, hak sahiplerince ölüm tarihini belirten bir dilekçe  ile sosyal güvenlik merkezine başvurulması gerekir. Sosyal Güvenlik Kurumu, hastaneden verilen ölüm belgesi ve mahkeme veya noter tarafında verilen veraset ilamını isteyecektir.

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

Sonuç belirtmek isteriz ki, yukarıda da ayrıntısıyla açıklandığı üzere ölen işçinin mirasçıları, ölen işçinin 4857 sayılı İş Kanunu’ndan doğan ihbar tazminatı dışındaki alacaklarını işverenden talep etme hakları olmaktadır. Şayet işveren bu ödemeleri yapmazsa mirasçıların hep birlikte işverene ödenmeyen işçilik alacakları için dava açmaları gerekmektedir.

Ayrıca işveren, 4857 sayılı iş Kanunu dışında, ölen işçinin Türk Borçlar Kanunu’nda sayılan yakınlarına ölüm tazminatı ödemesi de yapması gerekmektedir. İşveren tarafından ödenecek olan bu alacaklar yanında ölen işçini yakınları, şartları oluştuğu takdirde Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan cenaze ödeneği alabileceklerdir. Tabi tüm alacaklar için zamanaşımı süresinin iyi hesaplanması ve davaların ona göre açılması gerekmektedir. Aksi halde açılan davanız zamanaşımı nedeniyle reddedilecek ve hem zaman hem de para kaybınız olacaktır.

Ölen işçinin mirasçıları olarak, yahut yakınları olarak işçinin hak ve alacaklarını talep ederken mutlaka bir iş hukuku avukatından profesyonel hizmet almanız sizin faydanıza olacaktır. Avukatınız uyuşmazlıkla ilgili olarak zamanaşımı ve diğer konularda titizlikle çalışacak ve ölen işçinin haklarının tam manasıyla savunulmasını ve tarafınıza ödenmesi için yardımcı olacaktır.

 

Gülaçtı & Kendirlioğlu Hukuk ve Danışmanlık Bürosu iş hukuku konusunda deneyimli, yenilikçi ve alanında uzman kadrosuyla dava ve danışmanlık faaliyetleri ile haklarınızın en iyi şekilde korunması için, gerek işçi gerekse de işveren müvekkillerine kaliteli hizmet sunmaktadır. Probleminizle alakalı olarak bize ulaşmak ve iletişim formu doldurmak için tıklayınız.