Profesyonel Avukatlık & Hukuki Danışmanlık

 Zorunlu Arabuluculuk Başladı Mı? Zorunlu Arabuluculuk Ne Zaman Yürürlüğe Girecektir?

Bilindiği üzere 12.10.2017 tarihinde kabul edilen ve 25.10.2017 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile işçilik alacakları ve işe iade davalarında yeni bir döneme girilmiş ve Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ulusal bayram ve genel tatil alacakları, fazla mesai alacakları, yıllık ücretli izin alacakları, asgari geçim indirimi alacakları gibi işçilik alacakları ve işe iade davaları için mahkemede dava açmadan önce taraflara, dava şartı olarak zorunlu arabulucuya başvurma zorunluluğu getirilmiştir. Bu çalışmamda sizlere yeni yürürlüğe giren kanunla birlikte iş mahkemelerinde yeni bir usuli sürece girildiği için, dava açmadan yahut arabulucuya başvurmadan herhangi bir hak kaybına uğramamanız için, kanun hakkında genel çerçevede birtakım temel bilgileri aktarmaya çalışacağım.

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu işe iade davaları ile alakalı olarak zorunlu arabuluculuk dava şartı dışında farklı birçok hüküm daha getirmiştir. İşe iade davalarıyla alakalı olarak yapılan değişiklikleri sizlere “İşe İade Davalarında Zorunlu Arabuluculuk ve Diğer Değişiklikler” isimli çalışmamda ayrıntılı olarak aktarmış bulunmaktayım. İşe iade davalarının yeni süreçteki işleyişiyle alakalı detaylı bilgilere bu bağlantıyı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca artık gerek işçiler gerekse işverenler karşı taraftan olan alacaklarının tahsili için dava açmadan önce zorunlu arabulucuya başvurmak zorundadırlar. Ancak arabulucuya başvurduktan sonra arabulucu ile uyuşmazlık giderilemezse, Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilecektir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilecektir.

1. Zorunlu Arabuluculuk Süreci Ne Zamandan İtibaren İşlemeye Başlayacaktır?

 Mülga 5521 sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, bu Kanun uyarınca kurulmuş iş mahkemeleri olarak kabul edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalar, açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam edilecektir.  Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmayacaktır.

Başka mahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemelerinin görev alanına dâhil edilen dava ve işler, iş mahkemelerine devredilmeyecek ve kesinleşinceye kadar ilgili mahkemeler tarafından görülmeye devam edilecektir. İlk derece mahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen kararlar, karar tarihindeki kanun yoluna ilişkin hükümlere tabidir.

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun zorunlu arabuluculuk dava şartına ilişkin 3 üncü maddesi ile işe iade davalarında değişiklik yapılan 11’inci ve 12‘nci maddeleri 01/01/2018 tarihinde yürürlüğe girecektir. Yani 1 Ocak 2018 tarihine kadar iş mahkemelerinde açılacak olan davalar herhangi bir kısıtlama olmaksızın iş mahkemelerinde açılmaya devam edecektir. 1 Ocak 2018 tarihinden sonra ise zorunlu arabuluculuk dava şartına nedeniyle, uyuşmazlığın önce arabulucuya götürülmesi gerekecektir.

2. Zorunlu Arabuluculuğa Başvuru Dava Şartı Kimleri Kapsamaktadır?

5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemi adamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan aşağıda sayılacak olan uyuşmazlıklarda tarafların dava açmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurması gerekmektedir.

Burada önemli hususlardan birisi, eski kanun döneminde iş kanunu uyarınca işçi sayılmayan ve iş mahkemelerinin görev alanına girmeyen, Borçlar Kanunu’nun hizmet akdine tabi olarak çalışanlar (sporcular gibi) ile işverenleri arasındaki çıkacak uyuşmazlıklar da iş mahkemelerinin görev alanına sokulmuş ve bu uyuşmazlıklarda da taraflara dava açmadan önce arabuluculuğa başvurma zorunluluğu getirilmiştir.

3. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu Hangi Alacaklar için Zorunlu Arabuluculuğu Dava Şartı Olarak Kabul etmiştir?

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu işçi – işveren arasında doğan her türlü uyuşmazlık için zorunlu arabuluculuk şartı getirmemiş, birtakım işçi – işveren uyuşmazlıklarını zorunlu arabuluculuk kapsamı dışında tutarak, bu alacaklara ilişkin doğrudan dava açılabileceğini belirtmiştir. Kanun 3. Maddesinin 3. Fıkrasında açıkça iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmayacağını belirtmiştir. Yine hizmet veya iş akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti veya prime esas gerçek ücretin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda da dava şartı olarak zorunlu arabulucuya başvurulması zorunluluğu yoktur. Yukarıda saydığımız alacak ve davalar dışında kalan tüm dava ve alacaklar için öncelikle arabulucuya başvurulması gerekmektedir.

 4. Arabuluculuğa Nerede ve Nasıl Başvurulacaktır?

Başvuru karşı tarafın, karşı taraf birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise arabuluculuk başvurusu almakla görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılacaktır. Arabulucular, komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden büro tarafından belirlenecektir ancak tarafların listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşmaları hâlinde bu arabulucu görevlendirilir. Başvuran taraf, kendisine ve elinde bulunması hâlinde karşı tarafa ait her türlü iletişim bilgisini arabuluculuk bürosuna vermelidir. Ayrıca Büro, tarafların resmi kayıtlarda yer alan iletişim bilgilerini araştırmaya da yetkilidir. İlgili kurum ve kuruluşlar, büro tarafından talep edilen bilgi ve belgeleri vermekle yükümlüdür. Taraflara ait iletişim bilgileri, görevlendirilen arabulucuya büro tarafından verilir. Arabulucu bu iletişim bilgilerini esas alır, ihtiyaç duyduğunda kendiliğinden araştırma da yapabilir. Elindeki bilgiler itibarıyla her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder. Bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar.

5. Arabulucuda Geçen Süre Ne Kadar Olacaktır?

Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırması gerekmektedir. Ancak bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilecektir. Yani toplamda arabulucu görevlendirildiği dosyayla alakalı olarak, görevlendirildiği tarihten itibaren 1 ay içerisinde uyuşmazlığı olumlu veya olumsuz olarak karara bağlama zorundadır. Ayrıca arabulucu, taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması yahut yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılması veya varılamaması hâllerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirir ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhâl arabuluculuk bürosuna bildirecektir.

6. Arabulucu Ücretleri Ne Kadardır ve Kim Tarafından Karşılanacaktır?

Arabuluculuk faaliyeti sebebiyle arabulucuya ödenecek ücret ve ödeyen taraf bakımından birtakım farklılıklar getirilmiştir. Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulacaktır. Ayrıca açılan davada bu taraf lehine vekalet ücretine de hükmedilmeyecektir. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılacaktır.

Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları hâlinde, arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanacaktır. Bu durumda ücret, Tarifenin Birinci Kısmında belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olamaz.

İşe iade talebiyle yapılan görüşmelerde tarafların anlaşmaları durumunda, arabulucuya ödenecek ücretin belirlenmesinde işçiye işe başlatılmaması hâlinde ödenecek tazminat miktarı ile çalıştırılmadığı süre için ödenecek ücret ve diğer haklarının toplamı, Tarifenin İkinci Kısmı uyarınca üzerinde anlaşılan miktar olarak kabul edilecektir.

Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, anlaşılamama üzerine açılacak davada yargılama giderlerinden sayılacaktır.

Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacaktır.

7. Taşeron (Asıl İşveren – Alt İşveren) İlişkilerinde Arabuluculuk Süreci Nasıl İşleyecektir?

Asıl işveren-alt işveren (taşeronluk) ilişkisinin varlığı hâlinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurulduğunda, anlaşmanın gerçekleşebilmesi için işverenlerin arabuluculuk görüşmelerine birlikte katılmaları ve iradelerinin birbirine uygun olması aranır. Yani asıl işveren ve taşeron firma arabuluculuk görüşmelerine beraber katılmak zorundadırlar.

8. Arabuluculuk Görüşmelerine Kimler Katılabileceklerdir?

Arabuluculuk görüşmelerine taraflar bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilirler. İşverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı da görüşmelerde işvereni temsil edebilir ve son tutanağı imzalayabilir.

9. Dosyanın Arabulucuda Olduğu Sürede Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Sürelerin Akıbeti Ne Olacaktır?

Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından, son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı duracak ve hak düşürücü süreler de işlemeyecektir.

 10. Arabuluculuk Görüşmelerine Avukatla Katılmanın Önemi

Arabuluculuk faaliyeti sonunda varılan anlaşmanın kapsamı taraflarca belirlenir; anlaşma belgesi düzenlenmesi hâlinde bu belge taraflar ve arabulucu tarafından imzalanacaktır. Taraflar arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varırlarsa, bu anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini talep edebilirler. Dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa, anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden talep edilecektir. Davanın görülmesi sırasında arabuluculuğa başvurulması durumunda ise anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir. Bu şerhi içeren anlaşma, mahkeme ilamı niteliğinde belge sayılacaktır.

İcra edilebilirlik şerhinin verilmesi, çekişmesiz yargı işidir ve buna ilişkin inceleme dosya üzerinden yapılır. Ancak arabuluculuğa elverişli olan aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda inceleme duruşmalı olarak yapılır. Bu incelemenin kapsamı anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı hususlarıyla sınırlıdır. Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesi için mahkemeye yapılacak olan başvuru ile bunun üzerine verilecek kararlara karşı ilgili tarafından istinaf yoluna gidilmesi hâlinde, maktu harç alınır. Taraflar anlaşma belgesini icra edilebilirlik şerhi verdirmeden başka bir resmî işlemde kullanmak isterlerse, damga vergisi de maktu olarak alınacaktır.

Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Yani arabuluculuk görüşmelerine avukatınız olmadan katılmanız durumunda, arabuluculuk görüşmeleri neticesinde üzerinde anlaşılan parasal miktarın ödenmemesi durumunda karşı taraf aleyhine ilamlı icra takibi başlatabilmek için öncelikle anlaşma belgesine mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınması gerekecektir.

Yani görüşmelerden hariç olarak belgenin icra edilebilmesi için ayrıca bir dava açılması gerekecek ve ancak o davanın sonunda mahkemece anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilirse anlaşma belgesi ilam niteliğinde belge olarak icraya konulabilecektir. Arabuluculuk görüşmelerine avukatınızla birlikte katılarak belgeyi imzalamanız sizi ikinci bir dava yükünden kurtaracaktır.

Ayrıca arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılması mümkün değildir. Yani arabuluculuk görüşmeleri esnasında taleplerinizi çok iyi bir süzgeçten geçirmeniz ve hakkınız olduğunu düşündüğünüz miktarı doğru belirlemelisiniz. Yine arabuluculuk neticesinde anlaşılması neticesinde tekrardan taraflarca dava açılamayacağı için karşı tarafın görüşmelere avukatı ile katılması halinde sizin yanınızda avukatınız olmazsa hukuki olarak haklarınızı tam manasıyla savunamayabilir ve belki de görüşmeler neticesindeki baskıdan ötürü hakkınız olduğunu düşündüğünüz miktarın çok daha altında bir miktara razı olmak zorunda kalabilirsiniz. Bu sebeple arabuluculuk faaliyetlerini mutlaka bir avukat vasıtasıyla yürütmeniz, görüşmelere katılmadan önce avukatınızla ve gerekirse işçilik alacakları konusundaki bir hesap uzmanı ile alacağınızın miktarını çok iyi belirlemeli ve ancak o şekilde görüşmelere katılmalısınız.

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

Çalışmamızın başında da belirtildiği gibi yeni İş Mahkemeleri Kanunu ile işçilik alacağı ve işe iade davalarında yeni bir sürece girilmiştir. Arabuluculuk faaliyeti mahkemelerde dava açmaya kıyasla hem daha kısada sonuca varılabilen hem de daha az maliyetli bir uyuşmazlık çözüm yoludur. Arabulucuya başvurmadan önce alacağınızın türü ve kapsamını çok iyi belirlemeli, alacağınızın miktarını bir uzman yardımı ile tam olarak ortaya çıkarmalı ve görüşmeler esnasında baskı altında kalarak, hak ettiğinizin altında bir anlaşmaya imza atmamak ve hiçbir hak kaybına uğramamak adına, gerek arabulucuya başvurmadan önce, gerek arabuluculuk görüşmeleri esnasında gerekse de anlaşma sonrası anlaşılan miktarın gerekirse cebri icra yoluyla tahsili için mutlaka bir avukattan destek almanız sizin yararınıza olacaktır.

 

Gülaçtı & Kendirlioğlu Hukuk ve Danışmanlık Bürosu iş hukuku konusunda deneyimli, yenilikçi ve alanında uzman kadrosuyla haklarınızın en iyi şekilde korunması için, gerek işçi gerekse de işveren müvekkillerine arabuluculuk görüşmelerinde ve devamında dava aşamasında kaliteli hizmet sunmaktadır. Probleminizle alakalı olarak bize ulaşmak ve iletişim formu doldurmak için tıklayınız.

 

 

GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞI SUÇU – ÖRGÜT İLİŞKİSİ
İŞE İADE DAVALARINDA ZORUNLU ARABULUCULUK VE DİĞER DEĞİŞİKLİKLER

Comment(1)

  1. pingback İŞE İADE DAVALARINDA ZORUNLU ARABULUCULUK VE DİĞER DEĞİŞİKLİKLER – GÜLAÇTI & KENDİRLİOĞLU HUKUK BÜROSU says

    […] Bilindiği üzere 12.10.2017 tarihinde kabul edilen ve 25.10.2017 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile işçilik alacakları ve işe iade davalarında yeni bir döneme girilmiş ve Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ulusal bayram ve genel tatil alacakları, fazla mesai alacakları, yıllık ücretli izin alacakları, asgari geçim indirimi alacakları gibi işçilik alacakları ve işe iade davaları için mahkemede dava açmadan önce taraflara, dava şartı olarak zorunlu arabulucuya başvurma zorunluluğu getirilmiştir. İş mahkemelerindeki zorunlu arabuluculuk dava şartına ilişkin genel hükümleri sizlerle “İŞÇİLİK ALACAKLARINDA YENİ DÖNEM: “ZORUNLU ARABULUCULUK” isimli çalışmamda dah… […]